Ufkun Ötesi, Turgay Sarıkaya’nın gökyüzü kompozisyonları ile Penceresiz Evler serisini ortak bir düşünsel düzlemde bir araya getiriyor. Sergi, bakış, mekân ve mesafe kavramlarını temsil üzerinden değil, algı ve deneyim üzerinden yeniden ele alıyor.
Sarıkaya’nın resimlerinde gökyüzü, yön tayin eden bir ufuk çizgisinden çok, belirsiz ve ölçeksiz bir mekân olarak belirirken; Penceresiz Evler dizisinde mimari, işlevinden arındırılmış yalın bir forma dönüşüyor. Hareket ile durağanlık, açıklık ile kapalılık arasında kurulan bu karşılaşma, mekânın fiziksel gerçekliğinden çok zihinsel ve duyusal karşılığını görünür kılıyor.
Anlatısal bir yapı kurmaktan uzak duran sanatçı, izleyiciyi kesin anlamlardan ziyade yavaşlayan bir bakış deneyimine davet ediyor. Ufkun Ötesi, ufku ulaşılacak bir sınır değil, her karşılaşmada yeniden üretilen düşünsel bir olasılık olarak öneriyor.
Sanatçı
Turgay Sarıkaya
Bu sitede deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz.
Aşkın Önder (1975–2019)
Biz;bir kaç maceracıyız…
Pusulamız var bizim…
Evrensel sanat kavramının damarlarında şevkle dolaşıyoruz.
Yüreğimizde, güneşin yüzyıllardır aydınlattığı ve ısıttığı insan kültürünün izleriyle…
Evrenin en özel varlığı olan insan kültürünün, kadim toplulukların bizlere kalanlarıyla belki de...
Ayırt etmeden çıktık yola. Klasik, güncel, modern yada çağdaş…
İnsana ait hayal evrenimizin en ücra köşelerinde yer alan, henüz hayali bile kurulmamış bir gemideyiz.
Bakir denizlerde yelkenimiz rüzgar dolu,
gemimiz dümensiz,
hayal ettiklerimizi takip ediyoruz.
Bu bir yarış değil. Tatmin diyebiliriz belki…
Gözlerimizin görmekten hoşlanabileceğinden öte;
ruhumuzun derinliklerinde yeni hayal pencereleri açacak,
hayatımıza yeni bir anlam katacak,
ufkumuzu daha ileriye taşıyacak,
bizi doğanın en özel varlığı haline getirecek olanların peşindeyiz.
Biz;bir kaç maceracıyız…
Pusulamız var bizim…
Hayal evrenimizde yolculuktayız.
Yelkenimiz rüzgarla dolu...