İbrahim Tayfur’un kent soyutlamaları ve yaşamdan imgelerini bir araya getiren bu sergi, şehir ile insan arasındaki görünmez ilişkileri odağına alıyor. Sanatçı, gündelik hayattan izleri; katmanlı yüzeyler, ritmik lekeler ve soyut kompozisyonlar aracılığıyla yeniden yorumluyor.
Eserlerde kent, yalnızca fiziksel bir alan değil; hafızanın, zamanın ve kişisel deneyimlerin taşıyıcısı olarak karşımıza çıkıyor. Tayfur’un üretim pratiği, soyutlama ile tanıdık imgeler arasında kurduğu dengeli ilişki sayesinde izleyiciyi hem bireysel hem de kolektif bir hafıza alanına davet ediyor.
16–23 Mayıs 2026 tarihleri arasında Hasan Sarıtaş Gallery’de gerçekleşecek sergi, çağdaş yaşamın ritmini ve kentsel deneyimin dönüşen yapısını sade ama güçlü bir görsel dil üzerinden ele alıyor.
Sanatçı
İbrahim Tayfur
Bu sitede deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz.
Aşkın Önder (1975–2019)
Biz;bir kaç maceracıyız…
Pusulamız var bizim…
Evrensel sanat kavramının damarlarında şevkle dolaşıyoruz.
Yüreğimizde, güneşin yüzyıllardır aydınlattığı ve ısıttığı insan kültürünün izleriyle…
Evrenin en özel varlığı olan insan kültürünün, kadim toplulukların bizlere kalanlarıyla belki de...
Ayırt etmeden çıktık yola. Klasik, güncel, modern yada çağdaş…
İnsana ait hayal evrenimizin en ücra köşelerinde yer alan, henüz hayali bile kurulmamış bir gemideyiz.
Bakir denizlerde yelkenimiz rüzgar dolu,
gemimiz dümensiz,
hayal ettiklerimizi takip ediyoruz.
Bu bir yarış değil. Tatmin diyebiliriz belki…
Gözlerimizin görmekten hoşlanabileceğinden öte;
ruhumuzun derinliklerinde yeni hayal pencereleri açacak,
hayatımıza yeni bir anlam katacak,
ufkumuzu daha ileriye taşıyacak,
bizi doğanın en özel varlığı haline getirecek olanların peşindeyiz.
Biz;bir kaç maceracıyız…
Pusulamız var bizim…
Hayal evrenimizde yolculuktayız.
Yelkenimiz rüzgarla dolu...