Koleksiyon Hikâyeleri, Hasan Sarıtaş Gallery’nin temsil ettiği 10 çağdaş sanatçı ile galeri koleksiyonunda yer alan 10 usta sanatçının eserlerini aynı mekânda buluşturan, kuşaklar arası bir sanat anlatısı sunuyor.
Bu sergi, yalnızca eserlerin bir araya gelişi değil; bir koleksiyonun nasıl oluştuğuna, hangi sezgilerle büyüdüğüne ve zaman içinde nasıl bir hafızaya dönüştüğüne odaklanan çok katmanlı bir anlatıdır. Her eser, kendi başına bir estetik öneri sunarken; yan yana geldiklerinde koleksiyon fikrinin sürekliliğini, dönüşümünü ve ruhunu görünür kılar.
Temsil edilen çağdaş sanatçılar, güncel ifade biçimleriyle bugünün görsel dilini kurarken; galeri koleksiyonundaki usta sanatçıların eserleri, bu dilin beslendiği tarihsel, düşünsel ve plastik temelleri hatırlatır. Böylece sergi, geçmiş ile şimdi arasında sessiz ama güçlü bir diyalog kurar.
Koleksiyon Hikâyeleri, sanatın yalnızca üretildiği değil; seçildiği, biriktirildiği, korunduğu ve aktarıldığı bir alan olarak koleksiyonculuğu merkeze alır. Bu bağlamda izleyici, bir sergi gezmekten öte; bir galerinin bakış açısını, estetik hafızasını ve küratoryal yolculuğunu deneyimler.
Hilltown Küçükyalı AVM’nin kamusal ve dinamik mekânında yer alan bu seçki, sanatı gündelik yaşamın akışıyla buluştururken, koleksiyon fikrini daha geniş bir izleyiciyle paylaşmayı amaçlar.
Koleksiyon Hikâyeleri, farklı kuşaklardan sanatçıların eserleri aracılığıyla şu soruyu gündeme getirir:
Bir koleksiyon, yalnızca eserlerin toplamı mıdır; yoksa zamanla yazılan bir hikâye midir?
Hasan Sarıtaş Gallery bu sergiyle, koleksiyonun ardındaki hikâyeyi izleyiciyle paylaşmaya davet ediyor.
Bu sitede deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz.
Aşkın Önder (1975–2019)
Biz;bir kaç maceracıyız…
Pusulamız var bizim…
Evrensel sanat kavramının damarlarında şevkle dolaşıyoruz.
Yüreğimizde, güneşin yüzyıllardır aydınlattığı ve ısıttığı insan kültürünün izleriyle…
Evrenin en özel varlığı olan insan kültürünün, kadim toplulukların bizlere kalanlarıyla belki de...
Ayırt etmeden çıktık yola. Klasik, güncel, modern yada çağdaş…
İnsana ait hayal evrenimizin en ücra köşelerinde yer alan, henüz hayali bile kurulmamış bir gemideyiz.
Bakir denizlerde yelkenimiz rüzgar dolu,
gemimiz dümensiz,
hayal ettiklerimizi takip ediyoruz.
Bu bir yarış değil. Tatmin diyebiliriz belki…
Gözlerimizin görmekten hoşlanabileceğinden öte;
ruhumuzun derinliklerinde yeni hayal pencereleri açacak,
hayatımıza yeni bir anlam katacak,
ufkumuzu daha ileriye taşıyacak,
bizi doğanın en özel varlığı haline getirecek olanların peşindeyiz.
Biz;bir kaç maceracıyız…
Pusulamız var bizim…
Hayal evrenimizde yolculuktayız.
Yelkenimiz rüzgarla dolu...