“Çok Uzak, Fazla Yakın”, farklı kuşaklardan sanatçıların üretimlerini bir araya getirerek zamansal, estetik ve kavramsal süreklilikleri görünür kılan bir seçkidir. Sergide yer alan eserler, teknik çeşitlilikleri ve dönemsel farklılıklarına rağmen ortak bir düşünsel zemin üzerinde buluşur.
Bu bağlamda sergi, kuşaklar arası mesafenin sanatsal üretimde nasıl katmanlı bir diyaloğa dönüştüğünü inceler. Yağlıboyadan dijital yüzeylere, fotoğraftan heykel ve karma tekniklere uzanan yapıtlar, hem kendi dönemlerini işaret eden tarihsel kodları taşır hem de güncel bir algı ve okuma pratiğini tetikler.
Sergi, geçmiş ile şimdi arasındaki ilişkilenme biçimlerinin izleyici tarafından yeniden değerlendirilmesini hedefler. Böylece, uzak görünen dönemlerin sanatsal sorunsallarının güncel pratiklerle kurduğu yakınlık açığa çıkar; yakın geçmiş ise farklı disiplinler aracılığıyla beklenmedik bir mesafeye yerleşir.
Bu çok katmanlı yapı, sanatın zamana direnen sürekliliğini ve kuşaklar arası aktarımın dönüştürücü gücünü vurgulayan bir araştırma alanı sunar.
Sergide eserleri yer alan sanatçılar:Harun Acı, Raşit Altun Mehmet Yılmaz Ak, Fırat Altındal, Hakan Güven, Murat Huvaj, Emel Köleoğlu, Zafer Malkoç, Tevfik Talha Okan, Ceyda Tırtıl Özdemir & Ahmet Savıcı.
Bu sitede deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz.
Aşkın Önder (1975–2019)
Biz;bir kaç maceracıyız…
Pusulamız var bizim…
Evrensel sanat kavramının damarlarında şevkle dolaşıyoruz.
Yüreğimizde, güneşin yüzyıllardır aydınlattığı ve ısıttığı insan kültürünün izleriyle…
Evrenin en özel varlığı olan insan kültürünün, kadim toplulukların bizlere kalanlarıyla belki de...
Ayırt etmeden çıktık yola. Klasik, güncel, modern yada çağdaş…
İnsana ait hayal evrenimizin en ücra köşelerinde yer alan, henüz hayali bile kurulmamış bir gemideyiz.
Bakir denizlerde yelkenimiz rüzgar dolu,
gemimiz dümensiz,
hayal ettiklerimizi takip ediyoruz.
Bu bir yarış değil. Tatmin diyebiliriz belki…
Gözlerimizin görmekten hoşlanabileceğinden öte;
ruhumuzun derinliklerinde yeni hayal pencereleri açacak,
hayatımıza yeni bir anlam katacak,
ufkumuzu daha ileriye taşıyacak,
bizi doğanın en özel varlığı haline getirecek olanların peşindeyiz.
Biz;bir kaç maceracıyız…
Pusulamız var bizim…
Hayal evrenimizde yolculuktayız.
Yelkenimiz rüzgarla dolu...